|
Tweet |
Müze projesinin ilk adımı, 08.08.2018 tarihinde düzenlenen kapsamlı bir panel ile atıldı. Hacettepe ve Sinop Üniversitelerinden değerli akademisyenlerin katkılarıyla şekillenen proje, Boyabat’ın yerel hafızasını bilimsel metotlarla birleştirdi. Tarihi Boyabat Evi’nin titizlikle restore edilmesiyle hayat bulan müze, 2021 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan resmi müze unvanını alarak Sinop’un ilk ve tek özel müzesi olma başarısını gösterdi.
Bu müze, alışılagelmiş "dokunmak yasaktır" anlayışını yıkarak ziyaretçilerine somut olmayan kültürel mirasları bizzat deneyimleme şansı sunuyor. Müzede öne çıkan etkinlikler şunlardır:
Geleneksel El Sanatları: Coğrafi işaretli Boyabat Çemberi’nin dokuma teknikleri, ıhlamur baskı ve ebru sanatı uygulamalı olarak gösterilmektedir.
Sözlü Kültür ve Eğlence: Anadolu’nun kadim masalları, maniler ve bilmeceler yankılanırken; Karagöz ve Hacivat (Hayal Oyunu) gösterileriyle geleneksel Türk tiyatrosu yaşatılıyor.
Çocuk Oyunları ve Sağlık: Teknoloji bağımlılığına karşı, çocuklara fiziksel hareketlilik sağlayan unutulmuş geleneksel sokak oyunları öğretiliyor.
Mutfak ve İnanç Kültürü: Boyabat’ın zengin mutfak kültürü, halk inançları ve doğumdan ölüme kadar süregelen geçiş dönemi adetleri ziyaretçilere aktarılıyor.
Türkiye’deki 7, Karadeniz bölgesindeki ise sadece 2 uygulamalı halk bilimi müzesinden biri olan kurumumuz, Tarihi Kentler Birliği tarafından düzenlenen "Müze Özendirme Yarışması"nda ödüle layık görülmüştür. Müze envanterinde 173 tescilli eser ve çok sayıda demirbaş eşya bulunmaktadır.

Boyabat’a özgü olan ve sadece Boyabat’ta üretilen Boyabat Ezmesi, içerisinde hiçbir katkı maddesi barındırmaz. Ceviz, fındık, fıstık, badem ve özel bir formülle hazırlanan Boyabat Ezmesi; soğuk kış günlerinde vücut ısısının korunmasına yardımcı olurken aynı zamanda yüksek enerji vermektedir.
Boyabat halkı tarafından yoğun ilgi gören bu yöresel lezzet, ilçeye gelen yerli ve yabancı turistler tarafından da büyük beğeni toplamaktadır.

Mutfak kültürü açısından oldukça zengin olan Boyabat’ta, bu zenginlik bol çeşitli yöresel yemeklerle kendini göstermektedir. Bu kültürel mirasın en önemli örneklerinden biri olan Boyabat Sırık Kebabı, ilçenin en meşhur et yemeğidir.
Bütün olarak kesilen kuzudan hazırlanan Sırık Kebabı, 5–6 saat boyunca özenle pişirildikten sonra sırıktan çıkarılır, parçalanır ve servise sunulur. Boyabat Sırık Kebabı’nın ilçeye özgü en dikkat çekici özelliği ise soğuk olarak da tüketilebilmesidir. Bu yönüyle ülkemizdeki diğer kebap çeşitlerinden ayrılmaktadır.

Sinop’un Boyabat ilçesi, sahip olduğu geniş tarım arazileri ile Karadeniz Bölgesi’nin önemli çeltik üretim merkezleri arasında yer almaktadır. Boyabat’ın yüzölçümünün büyük bir kısmını oluşturan bu verimli arazilerde yapılan çeltik üretimi, ilçe ekonomisinin temel gelir kaynaklarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Boyabat’ın arazi yapısı ve iklim koşulları, pirinç yetiştiriciliği açısından son derece elverişlidir. İlçenin birçok bölgesinde, su geçirgenliği düşük ve organik madde bakımından zengin topraklarda çeltik tarımı başarıyla yapılmaktadır. Ilıman iklimin etkisiyle yetiştirilen çeltik, yüksek verim ve kalite sunmaktadır. Pirinç, su içerisinde yetişen tek tahıl bitkisi olmasıyla da tarımsal açıdan özel bir yere sahiptir.
Hasat döneminin ardından elde edilen çeltik ürünleri, modern tesislerde işlenmektedir. Fabrikalarda dövülerek kavuzları ayrılan çeltik, beyaz renkli ve tüketime hazır Boyabat Pirinci haline getirilerek piyasaya sunulmaktadır. Bu süreç, pirincin hem besin değerinin korunmasını hem de kaliteli bir ürün elde edilmesini sağlamaktadır.
Boyabat tarımının en önemli kazanımlarından biri olan Boyabat Kalesi Çeltik Çeşidi, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından 2017 yılında tescillenmiştir. Bu tescil, Boyabat pirincinin kalitesini ve tarımsal değerini resmi olarak belgelemekte, ilçenin tarımsal marka gücünü artırmaktadır.
Boyabat Pirinci; lezzeti, verimi ve doğal üretim koşullarıyla hem bölge halkı hem de tüketiciler tarafından tercih edilen önemli bir yöresel üründür.

Sinop’un Boyabat ilçesi, sahip olduğu geniş tarım arazileri ile Karadeniz Bölgesi’nin önemli çeltik üretim merkezleri arasında yer almaktadır. Boyabat’ın yüzölçümünün büyük bir kısmını oluşturan bu verimli arazilerde yapılan çeltik üretimi, ilçe ekonomisinin temel gelir kaynaklarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Boyabat’ın arazi yapısı ve iklim koşulları, pirinç yetiştiriciliği açısından son derece elverişlidir. İlçenin birçok bölgesinde, su geçirgenliği düşük ve organik madde bakımından zengin topraklarda çeltik tarımı başarıyla yapılmaktadır. Ilıman iklimin etkisiyle yetiştirilen çeltik, yüksek verim ve kalite sunmaktadır. Pirinç, su içerisinde yetişen tek tahıl bitkisi olmasıyla da tarımsal açıdan özel bir yere sahiptir.
Hasat döneminin ardından elde edilen çeltik ürünleri, modern tesislerde işlenmektedir. Fabrikalarda dövülerek kavuzları ayrılan çeltik, beyaz renkli ve tüketime hazır Boyabat Pirinci haline getirilerek piyasaya sunulmaktadır. Bu süreç, pirincin hem besin değerinin korunmasını hem de kaliteli bir ürün elde edilmesini sağlamaktadır.
Boyabat tarımının en önemli kazanımlarından biri olan Boyabat Kalesi Çeltik Çeşidi, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından 2017 yılında tescillenmiştir. Bu tescil, Boyabat pirincinin kalitesini ve tarımsal değerini resmi olarak belgelemekte, ilçenin tarımsal marka gücünü artırmaktadır.
Boyabat Pirinci; lezzeti, verimi ve doğal üretim koşullarıyla hem bölge halkı hem de tüketiciler tarafından tercih edilen önemli bir yöresel üründür.

Sinop’un köklü ilçelerinden biri olan Boyabat, sahip olduğu tarihi konaklar ve geleneksel evleri ile zengin bir kültürel mirası günümüze taşımaktadır. Boyabat’taki tarihi evler, diğer tescilli yapılarla birlikte şehrin kültürel kimliğinin korunması ve yaşatılması açısından büyük önem taşımaktadır. İlçede, Geleneksel Türk Evi ve yakın dönem Osmanlı mimarisi örnekleri yoğun olarak görülmektedir.
Boyabat’ın coğrafi yapısına uygun olarak inşa edilen bu evlerde, yapım teknikleri ve mimari tasarımlar bakımından dikkat çekici bir çeşitlilik bulunmaktadır. Tarihi konaklar, estetik anlayış ile işlevselliğin bir arada sunulduğu özgün mimari özellikleriyle öne çıkmaktadır.
Boyabat konaklarının en belirgin özelliklerinden biri, yapılarda ahşap malzemenin yoğun olarak kullanılmasıdır. Çok sayıda pencereyle desteklenen bu yapılar, ferah iç mekânlar sunarken farklı mimari detayları da bünyesinde barındırmaktadır. Evler genellikle zemin kat üzerine iki kat olmak üzere üç katlı olarak inşa edilmiştir.
Karma yapı sistemiyle yapılan bu evlerin zemin katlarında ahşap hatıllı, taş duvarlı ve kagir yığma sistem kullanılırken; üst katlarda ahşap taşıyıcılı, kagir dolgulu ya da dolgusuz yapı sistemi tercih edilmiştir. Bu tarihi yapılar ağırlıklı olarak Boyabat kent merkezinde ve merkeze yakın köylerde yer almaktadır.
Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerine ev sahipliği yapan Boyabat, tarihi evleriyle adeta bir açık hava müzesini andırmaktadır. İlçe merkezi içerisinde günümüze ulaşan 260 adet geleneksel Osmanlı Türk Evi bulunmaktadır. Bu evler, Boyabat’ın tarihî dokusunu ve yaşam kültürünü yansıtan en önemli unsurlar arasında yer almaktadır.
Kültür Bakanlığı tarafından, korunması gerekli yapıların tespit ve tescili amacıyla 1979 ve 1987 yıllarında iki ayrı çalışma gerçekleştirilmiş ve kentsel sit alanı sınırları belirlenmiştir. Ayrıca, sit kararlarını içeren 1996 tarihli Boyabat Koruma Amaçlı İmar Planı halen yürürlüktedir. Bu plan sayesinde Boyabat’ın tarihi evleri ve kentsel dokusu koruma altına alınmıştır.
