ギャンブル
Bugun...



BİR TAŞ TA BİZ ATALIM

Taşlaşmış gönülleri yumuşatması ve hatta kanatması için bu hikayeyi özellikle naklediyorum. Nereden ve hangi şartlarda geldiğini unutanların gittikçe bollaştığı dönemleri yaşamakta olduğumuz için ve “ölümün her nefis için kaçınılmaz” olduğunu bir defa daha hatırlatabilmek için naklediyorum.

facebook-paylas
Tarih: 30-08-2022 09:35

BİR TAŞ TA BİZ ATALIM

Amerikalı yazar, gazeteci ve barış savunucusu Profesör Norman Cousins : Hayatın trajedisi ölüm değil, biz yaşarken içimizde ölmesine izin verdiğimiz şeylerdir” demiştir.

 

Hikayemiz ise şöyle başlayıp bitiyor:

 

“Genç işadamı, yeni lüks arabasıyla bir mahalleden geçerken; yola aniden bir çocuk çıkabilir diye yavaş gidiyordu. Bu esnada arabasının kapısına biri taş attı. Arabasını durdurdu, taşın fırlatıldığı yere geri döndü. Arabadan indi, küçük bir çocuk taşı atmıştı. Çocuğu tuttu ve onu iterek bağırmaya başladı:

 

– Neden arabama taş attın? Ne yaptığının farkında mısın? Bu yeni bir araba ve atmış olduğun bu taş bana çok pahalıya mal olacak.

 

 Çocuk yalvararak cevap verdi:

 – Lütfen efendim. Çok üzgünüm ama başka ne yapacağımı bilmiyordum. Eğer taşı atmasaydım kimse durmayacaktı.

 

Park etmiş bir arabanın arkasını işaret etti. Çocuk gözyaşları içinde dedi ki:

– Ağabeyim tekerlekli sandalyesinden düştü. Kaldırımın kenarından yuvarlandı, benim için çok ağır onu kaldıramıyorum. Lütfen onu tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardım edin.

 

İşadamı son derece duygulandı. Çocuğa yardım etti. Genç adamı kaldırarak, tekerlekli sandalyeye geri oturttu.

 

Mendiliyle, çizik ve yaralarını sildi ve genç adamın ciddi bir yarası olup olmadığını kontrol etti. Küçük çocuk işadamına teşekkür etti:

 

– Teşekkür ederim efendim, Allah sizden razı olsun.

 

Genç işadamı, küçük çocuğun, ağabeyini götürmesini uzun süre izledi.

 

En ilginç olan durum ise:

 

Arabasının kapısını hiç bir zaman tamir ettirmedi. Kapıda oluşan çöküğü, hayatta başkalarının da yardıma ihtiyacı olacağını hatırlatması için öylece bıraktı.”

 

İnsanların bir kısmının da sizin yardımınıza ihtiyacı olabilir. İhtiyaçlar farklı farklı da olabilir.

Hatta “Tebessümü bile  sadaka sayılan bir dinin ümmeti olduğumuzu ne de çabuk unuttuk.”

 

Fark etmek için birilerinin taş atmasını beklemeyiniz.

 

Yunus Emre ne de güzel söylemiş:

 

Bir avuç toprak, biraz da suyum ben,

Neyimle övüneyim, işte buyum ben!

 

Üstad’ın anlamlı sözleriyle de yazıyı noktalayalım.

 

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su,

Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

 

Allah’ın kulu olduğunu unutmayanlara selam ve dualarımızla!

 

 

 




Kaynak: gölgeadam

Editör: habermerkezi




FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI